baki sözcüğünün zıt anlamlısı nedir ?


baki kelimesinin zıt anlamlı sözcükleri : fani, ölümlü

<< bahtiyar bakımlı >>









android-uygulamamiz-yayinlandi


sanalsözlük'te fani kelimesiyle ilgili ne demişler ?

bu kelimeyle ilgili sanalsözlük'te yaklaşık 2 sayfa içerik bulunmaktadır.

  1. 1526 yılında istanbul'da doğdu. Asıl adı Mahmud Abdülbaki'dir. Çıraklık yaptı. Güçlü okuma isteği sonucu medrese öğrenimini tamamladı. Zamanının ünlü şair ve bilim adamlarıyla görüştü. Onlardan dersler aldı. Zâtî'nin dikkatini çekti. 18-19 yaşlarında iken artık ünlü bir şair olmuştu. Medrese öğrenimini bitirdikten sonra istanbul medreselerinde müderrrislik yapmaya başladı. Kadılık yaptı. Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerinde bulundu. Şeyhülislâm olmak arzusuna bir türlü ulaşamadı. Bâkî, klasik şiirimizin en büyük şairlerinden biridir. Osmanlı imparatorluğunun muhteşem devirlerine yakışan muhteşem bir şiirin şairi oldu. Şiirinde felsefî düşünüşlere de yer verdi. Şairlerin Sultanı olarak anıldı. Çeviriler yaptı.1600 yılında öldü.
  2. felekler farkına basdı kadem devründe fazl ehli nice pâ-mâl ide dünyâ-yı fânî ehl-i irfânı
  3. Ferman-ı aşka can iledir inkıyadımız Hükm-i kazaya zerre kadar yok inadımız Baş eğmezüz edaniye dünya-yı dun için Allahadır tevekkülümüz, i&#8217;timadımız Biz mütteka-yı zerkeş-i caha dayanmazuz Hakk'ın kemal-i lutfunadır istinadımız
  4. Bir lebi gonca yüzü gülzar dersen iste sen Har-i gamda andelib-i zar dersen iste ben Lebleri mül saçlari sünbül yanagi berk-i gül Bir semenber serv-i hosreftar dersen iste sen Payine yüzler sürer her serv-i dil-cuyun revan Su gibi bir asik-i didar dersen iset ben Zülfü sahir turrasi tarrar suh-i sivekar Çesmi cadü gamzesi mekkar dersen iste sen Firkatinde tesne leb hatir perisan haste dil Künc-i gamda bi-kes ü bi-mar dersen iste ben Gözleri sabr u selamet ülkesini tarac eden Bir amansiz gamzesi Tatar dersen iste sen Bakiya Ferhad ile Mecnun-i seydadan bedel Asik-i bi-sabr ü dil kim var dersen iste ben
  5. baki;şiirlerinde soyut bir sevgiliyi ele almıştır.
  6. Türk şair. Lirik bir şair olmakla birlikte, şiirlerinde derinlik ve içtenlikten çok biçim olgunluğuna, edebi sanatlara ve sözcük oyunlarına önem vermiştir. şiirlerinde yabancı sözcük ve dil kurallarına çok yer vermiş, özellikle kasidelerinde ve kanuni için yazdığı ünlü mersiyesinde dili yer yer ağırlaşmıştır.
  7. gazel ustası olarak bilinen,asıl adı mahmut abdülbaki olan;müderrislik,kadılık,kazaskerlik yapan kişi.
  8. 1- bir yüzeyin hangi yöne baktığı. 2- fal. 3- teftiş.
  9. rind-meşreb, hayata sıkı sıkıya bağlı, dünyanın gelip geçici bir yer olduğunu farkında olan, bunun için günlerini en iyi şekilde geçirmeye çalışan, şiirleri zevk, eğlence, neşe ve coşku dolu olan 16.yy divan edebiyatı şairlerimizdendir. şiirlerinde dış çevreye olan alakası sezilir. tabiatı mazmunlarla olsa dahi çok iyi tazvir etmiştir. bunun yanı sıra şiirlerinde kanunî döneminin ihtişamına da yer vermiştir. şiirlerinde tasavvufa pek rastlanmaz. içe değil, dışa dönük bir şair olduğu için şiirlerindeki aşkları da ilahî değil, beşerî mahiyettedir. bâkî 'nin şiirlerinde istanbul türkçesi 'nin en güzel örneklerini buluruz. dile çok hakimdir, türkçeyi aruz ölçüsüne uygulamakta hiçbir sıkıntı yaşamaz. şiirlerinde dikkat çeken bir diğer nokta ise zarif, nükteli söyleyişi ve ince hayalleridir.
  10. Asıl adı Mahmut Abdülbaki olan divan şairi Baki, 1526 yılında istanbul'da doğdu. Babası Fatih Camii müezzinlerindendi. Çocukluğunda saraç çıraklığına devam ettiyse de okumak istediği için medreselere devam etmiş, eğitimini tamamladığında Müderris olmuştu. Kanuni Sultan Süleyman zamanında zekasıyla fark edilmiş ve saraya girmiştir. Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümünden sonra da, ikinci Selim ve Sultan Üçüncü Murat zamanlarında, Mekke ve istanbul kadılığı görevlerini yürütmüştür. Kazaskerlik de yapan Baki, Sultan Üçüncü Murad zamanında sürgüne gönderildiyse de bir süre sonra affedilerek yine istanbul'da önemli makamlara getirilmiştir. Mevahibi Ledünniye, Fezaili Cihat gibi eserler vermiş ayrıca tercümeler yapmıştır. Baki'nin gazellerinden; "Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş." sözü dilimize yerleşmiştir. Kaynak : http://www.osmanli700.gen.tr
  11. muhibbi için yazdığı mersiyesinde şöyle der baki: "Dest-i fenada merg-i hevâ durmayıp döner Tiğın Huda yolunda sebil etti canları Şemşîr gibi rûy-ı zemine taraf taraf Saldın demir kuşaklı cihan pehlivanları Aldın hezâr bütkedeyi mescid eğledin Nâkus yerlerinde okuttun ezanları Âhir çalındı kûs-ı rahîl ettin irtihâl Evvel konağın oldu cinân büstanları Minnet Hudâya iki cihanda kılup saîd Nâm-ı şerifin eyliye hem gazi hem şehid"
  12. kalıcı anlamında arapça isim.
  13. ne sen baki ne ben baki... *
  14. Kendi bahçesinde dal olamayanın biri Girmi$ bahçeme ağaçlık taslıyor. özdemir asaf..
  15. bir erkek ismi.
  16. baki yine mey içmeye and içti demi$ler divane midir bade dururken içe andı ..... hep seninçündür benim dünya cefasın çektiğim yoksa ömrüm varı sensiz neyleyim dünyayı ben ..... gece tenha e$iği hakine yüzler süreyin sakının kimse haber vermesin agyara meded ..... baki çemende hayli peri$an imi$ varak benzer ki bir $ikayeti var rüzgardan
  17. eski türkçe'de; sürekli; devam eden; kalan; kalımlı; kalıcı; ölümsüz; saklı duran; artan miktar.
  18. "baki çemende hayli perişan imiş varak benzer ki bir şikayeti var rüzgardan" beyitini iki şekilde çevirebiliriz: 1)baki bahçede yaprak hayli perişan imiş benzer ki bir şikayeti var rüzgardan şimdi ikinci çeviride varak ve rüzgar kelimelerinin yan anlamlarını düşünelim ve öyle çevirelim. " varak kelimesinin ilk anlamı yapraktır fakat ikinci anlamı "evrak" demektir. rüzgar kelimesinin ikinci anlamı da " zaman" demektir. 2)baki bahçede evrak bir hayli perişan imiş. benzer ki bir şikayeti var zamandan olarak çeviririz. işte baki'yi mükemmel ve benzersiz yapan kelimelere yüklediği mecazi ve ikincil manalardır. baki üstü kapalı olarak sistem eleştirisi yapmış ve resmi belgelerin zamanaşımına uğramasını, devlet memurlarının keyfi davranışlarını eleştirmiştir.
  19. avazeyi gök kubbeye davut gibi sal baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş...
  20. divan edebiyatının ilk pastoral şiir örneğini vermiş büyük, pek de tevazu sahibi olduğu söylenemez şairdir.
  21. şayhül islam olamadığı için tasavvufi eser vermediği söylenen, diğer konularda kusursuz eserler vermiş şair.
  22. sultan'üş şuara (şairlerin sultanı) lakabını alan bir gazel ustasıdır. beşeri aşkı konu alır. aşkın verdiği acıdan çok onun zevkini işler gazellerinde.
  23. Sürekli. Bir şeyden artan miktar. Öteki. anlamlarına gelen erkek ismi.
  24. bakı yamaçların güneşlenme süresine denir(coğrafya).
  25. Bâki, (1526-1600) ünlü Dîvân edebiyatı şairi. Hayatı; 1526 yılında istanbul'da doğan Bâki'nin asıl ismi Mahmud Abdülbâki'dir. Aslında fakir bir ailenin çocuğu idi, babası müezzinlik yapıyordu. Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır. Eğitime, ilme olan büyük tutkusu fark edilmeye başlanınca ailesi medreseye devam etmesine izin vermiştir; zira başlarda medreseye kaçak, ailesinden gizli gitmekteydi. Gayretleri ile iyi bir eğitim görmüş, dönemin ünlü müderrislerinden ders almıştır. Eğitimi boyunca şiire olan ilgisi giderek artmış ve güçlü kaleminin ünü de yavaşça yayılmaya başlamıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli medreselerde müderrislik yapmıştır. Hayatı boyunca çeşitli dönemlerde kadılık, kazaskerlik gibi makamlarda devlet hizmetinde bulunmuş, yaşlılığında Şeyhülislam olmak istese de bu göreve getirilmemiştir. 1600 yılında, istanbul'da vefat etti. Bâki Saray'a hep bir yakınlığı olmuştur. Özellikle Kanunî Sultan Süleyman ile yakın ilişkileri olmuş, padişah sık sık kendisine iltifat etmiştir. Daha sonra 2.Selim ve 3.Murat zamanlarında da hem saraydan hem halktan büyük bir itibar ve ilgi görmüştür. Vefatından önce bu kadar ilgi ve alâka gören sanatçı sayısı azdır, o ise vefat etmeden "Sultanüş'şuâra" yani "Şairlerin Sultanı" diye anılmaya başlamıştır. Çalışmaları; Bâki Osmanlı'nın en güçlü devirlerinden birinde yaşamıştır, bu da pekâla onun şiirlerine ve şiirlerinde kullandığı temalara yansımıştır. Aşk, yaşamanın zevki ve doğa şiirlerinin başlıca konularıdır. Her ne kadar şiirlerinde tasavvuf etkisi veya tema olarak tasavvuf bulunmasa da, tasavvufta da özel bir mahiyeti olan aşk mefhumunu sık sık konu alması itibariyle, dîvânı mutasavvıflar tarafından çok sevilir. Tekniği güçlüdür, şiirlerinde yakaladığı ahenk ve akıcılık fark yaratır. Dil kullanımında çok yeteneklidir. Şiirlerinin oluşturduğu tını, musiki de şiirlerinin farklı bir özelliğidir. Türk, Divan şiirinin dönemin ünlü akımları ve eserleri seviyesine ulaşmasında çok büyük katkısı olmuştur. Eserlerinden biri de Kanunî Sultan Süleyman'ın vefatı üzerine yazdığı "Mersiye-i Hazret-i Süleyman Han" isimli mersiyedir. Bu mersiye hem teknik olarak güçlü yapısı hem de ahengi ve dönemin ruhunu, özellikle edebiyat tarzını, güzel bir şekilde ifade ettiği için en ünlü mersiyelerden birisi olmuştur. başlıca eserleri; Dîvân-(4508 beyitlik, en önemli eseri) Fazâ'ilü'l-Cihad Fazâil'i-Mekke Hadîs-i Erbain Tercümesi [kanuni Mersiyesi] alıntıdır: http://tr.wikipedia.org/wiki/Baki_%28%C5%9Fair%29

senin baki kelimesiyle ilgili yorumun ne ?

Sitemap